Akçasazın Ağaları tarihle, zamanla, düzenle hesaplaşmanın
hikayesidir. Ağalar çökerken yanı başlarında yeni bir tarih yazılır,
değişme kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir.
Yusufçuk Yusuf Çukurova’ya kuşaklar boyunca egemen olmuş iki
derebeyinin hikayesidir. Köylüleri yıllarca baskı altında tutan bu güç
kırılırken, yeni zamanların gereklerine uyum sağlamış yeni zenginler
başka bir güç oluştururlar. Barbarlığı çağrıştıran bu güç, “bataklıktan
kurtulmaya yüz tutmuş bir bataklık toprağını yağmalar”.
“İnsanoğlu farklılaşıyor, deri değiştiriyor ve kendini yeniden tanımlıyor.
Acaba ortaklaşa yitirilen yüzyılların ağırlığını bir kenara koyabilecek
mi? Genelleştirmek bizim elimizde.Yaşar Kemal’in Binbir Geceleri bizi
buna davet ediyor.”
Alain Bosguet, Le Matin, (Fransa)
“Hasatla birlikte, omuzları evrensel genişlikte Türk yazarı Yaşar Kemal’in
yeni kahramanlık destanı geldi. Bunalım evreninde bir trajedi. Kitapta
İnce Memed’in yazarının bizi alıştırdığı epik ve toprak kokan soluğu
bulmak da mümkün.”
Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa)
“Yusufçuk Yusuf’ta Yaşar Kemal’i yeni ve büyük bir atılım içinde buluyoruz.
Bu kitap yalnız Yaşar Kemal’in en önemli yapıtı değil, Türk romanının
da başyapıtlarından biridir.”
Cemal Süreya, Oluşum
“Hugo çapında bir yazar olan Yaşar Kemal’in en önemli özelliği, günümüzde
gözardı edilen bir tarzda freskler çizerek yazması.”
Christian Guidicelli, Guide Lire, (Fransa)