Akçasazın Ağaları tarihle, zamanla, düzenle hesaplaşmanın
hikayesidir. Ağalar çökerken yanı başlarında yeni bir tarih yazılır,
değişme kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir.
Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirini yok etmek için tüm hünerlerini,
olanaklarını, güçlerini, bundan da öte akıllarını, nefretlerini ve kinlerini
kullanan iki ağanın ayakları altında ezilen toprağın, toprağın insanlarının
ve yeşerttiği doğanın büyük efsanesidir. Lanet, çıktığı bağrı vuracaktır.
“Yaşar Kemal sadece Mitterrand’ın kalbindeki sevgili halk ozanı değil.
Yaşar Kemal edebiyatın bir devi.”
Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa)
“Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirlerini yok etme amacıyla
tüm hünerlerini kullanan iki karşıt grup arasında kalan ülkenin kaderi
üzerine dev lanet okumayı konu ediyor.”
Alain Bosquet, (Fransa)
“Eski rapsodilerin epik esinini, gücünü, doğa aşkının usta bir lirizmiyle
iç içe sokarak, Yaşar Kemal, bize büyüleyici kişilikler çiziyor ve bizi
kapıp götüren bu destandan ayrılmak çok güç oluyor.”
Bulletin Critique du Livre Française, (Fransa)
“Dramatik devinim öylesine canlı bir şekilde anlatılmış ki, insan Torosların
eteklerinde kimi zaman bir kovboy filmi kimi zaman da bir Shakespeare
trajedisi izlediği kanısına kapılıyor.”
Christian Guidicelli, Guide Lire, (Fransa)